4 Şubat 2026 Çarşamba

Sedefadası hakkında


Sedef Adası, İstanbul'da bulunan Prenses Adaları'nın yerleşime açık olan en küçük ve en doğusundaki adasıdır. Adanın güneyinde Neandros Adası, batısında Büyükada ve kuzeyinde Kartal ilçesi yer alıyor. 



İdari bakımdan Büyükada Maden Mahallesi muhtarlığına bağlıdır. Yüzölçümü yaklaşık 16 hektardır (22 futbol sahası). En yüksek noktası 55 metredir. Çok sayıda isim değişikliği yaşamıştır.

İlk adı Terebinthos'tur. Terebinthos, "terebentin" anlamına geliyor. Acaba ada daha önceki zamanlarda Terebentin (menengiç) ağaçlarıyla mı kaplıydı?  


Daha sonraları, içinde tavşanı bol olduğu için Tavşanadası adı kullanılmıştır. Ve son olarak, üzerindeki bitki örtüsü uzaktan bakıldığında sedefe benzetildiği için Sedefadası adı verilmiştir. 

İstanbul'un diğer adaları gibi Sedefadası da manastırlara ve birçok sürgüne ev sahipliği yapmış. Patrik Leonidas döneminde adada inşa edilen ilk manastır ve Patrik Niketas Ignatios'un reddedilmesi adadaki en meşhur sürgün olaylarından biridir. Ignatios, 857 yılında İmparatoriçe Theodora'nın göreve başlamasının ardından Patrik olarak atandı. Ancak kısa sürede imparatoriçenin tahttan indirilmesinin ardından Ignatios görevden alınmış, işkence görmüş ve adadaki manastıra sürgüne gönderilmiş. Ignatios, 10 yıl sonra İmparator I. Basil'in tahta çıkmasıyla 867 yılında yeniden patrik seçilmiş.

Ada, 1850'de Sultan Abdülmecid tarafından sarayın damadı Fethi Ahmet Paşa'ya veriliyor. Paşa adaya zeytin ağaçları dikmiş ve sebze yetiştirmiş. Ancak paşanın ölümü üzerine ada bakımsız kalmış ve Birinci Dünya Savaşı sırasında adadaki tüm ağaçlar kesilmiş. Müttefik kuvvetler tarafından İstanbul'un fethinden sonra işgalciler Yavuz gemisini adaya yerleştirmişler ve adayı terk edilmiş, sadece martılar ve dalgaların ziyaret ettiği bir yer haline getirmişler.

Daha sonraki yıllarda adanın sahipliği miras yoluyla Hüseyin Siret Özsever’in eşi Saliha Hanım’a geçmiştir. Onun vefatından sonra ise, çocukları Şehsuvar Menemencioğlu ve Rey'an Şehsuvaroğlu’na kalmıştır. 1956 yılında adanın tasarruf hakkını elde eden aile, düzenli bir yerleşim bölgesinde yaklaşık 60-70 villanın bulunması amacıyla bir yapı kooperatifi kurulması çalışmalarına adım atmıştır. Sonrasındaki süreçte adaya yüzlerce ağaç dikildi ve villalar (birkaç tip, azami iki katlı) inşa edilmeye başlandı. Ağaçlandırma ve çevre düzenlemeleri Sedefadalılar Derneği yönetiminde devam etmektedir. 

Adanın yakın dönem tarihçesi hakkında kıymetli bir çalışma:



Sedefadası, 1977 ve sonrasındaki yıllarda Türkiye'nin ilk rüzgar sörfü merkezlerinden biri olmuştur.  O yıllarda gerçekleştirilen amatör sörf yarışmaları bu sporun ulusal boyutta tanınmasına büyük katkı sağlamıştı. 

Çocukluğumuzun, gençliğimizin güzel anıları Sedefadası'nda şekillendi: yüzdük, koştuk, uzun sohbetler ettik, eğlenceler düzenledik... 

Adamızda uzun yıllar geçirmiş, kattıkları güzelliklerle hatıralarımızda yer tutan büyüklerimizi daima şükranla anıyoruz: şiir gecelerinin kahkahalı dostları, akademik sohbetlerin heyecanlı komşuları, adanın güneydoğusunda bir mercan veya kırlangıcı olta başında saatlerce bekleyen bir baba, yaşlı çiftlerin sakin akşam yürüyüşü, yazarın tek başına kayalıklardan ufukları seyri, balerinin güneşin doğuşunu kutsayan dansı, bazı evlerden yayılan canlı müziğin coşkusu, gecesini gündüzüne katan bekçilerimizin, emek verenlerimizin güler yüzlü çabası, mevsimler geçince kışın soğuğunda sobasını yakan birkaç yalnızın huzuru...  

Her köşesinde özgür martılar. Sedefadası'nın ruhunda konuşulmayan aşklar sessizce dinlenir.  





Hiç yorum yok: